Basın Konseyi Yüksek Kurulu, Hürriyet Gazetesi’nde 22 Nisan 2010 tarihinde “Siirt, çocuklar ve tecavüz” başlığıyla ve Ahmet Hakan imzasıyla, Sabah Gazetesi, Günaydın Eki’nde; 23 Nisan 2010 tarihinde “Siirt utanç şehrimizdir!” başlığıyla ve Ayşe Özyılmazel imzasıyla yayımlanan yazılarla ilgili olarak şu kararı verdi.
KARAR
ŞİKAYETÇİ : Siirtliler Derneği adına Başkan
Aydın Candabakoğlu
ŞİKAYET
EDİLENLER : 1) Ahmet Hakan
Hürriyet Gazetesi Yazarı
2) Ayşe Özyılmazel
Sabah Gazetesi Günaydın Eki Yazarı
ŞİKAYET KONUSU : Siirtliler Derneği Başkanı Aydın Candabakoğlu 10 Mayıs 2010 tarihinde Basın Konseyi’ne başvurarak Ahmet Hakan’ın Hürriyet Gazetesi’nde 22 Nisan 2010 tarihinde yayınlanan yazısının “Siirt, çocuklar ve tecavüz” alt başlıklı bölümü ile Ayşe Özyılmazel’in Sabah Gazetesi Günaydın Eki’nde 23 Nisan 2010 tarihinde yayınlanan “Siirt utanç şehrimizdir” başlıklı yazısının Basın Meslek İlkeleri’ni ihlal ettiğini ileri sürmüştür.
Ahmet Hakan’ın yazısının şikayet konusu bölümü şu şekildedir;
“Bir şehir namusu sadece zavallı genç kızların boynuna yükleyip, mütecaviz, ahlaksız ve saldırgan erkekleri koruyup kolluyor ise...
Bir şehir içinden çıkan tecavüzcüleri deşifre edip açığa çıkartmak yerine üstünü örtmeye çalışıyorsa...
Bir şehir organize ve sistematik bir tecavüz olayı karşısında ayağa kalkmıyorsa...
Bir şehir tecavüzcülere mide bulandırıcı birer pislik muamelesi çekip püskürterek dışarı atmıyorsa...
Bir şehir tecavüz olayından değil de tecavüz haberinden rahatsız oluyorsa...
O şehirden umudu kesmenin vakti gelmiş demektir...”
Ayşe Özyılmazel’in şikayet konusu yazısı şöyledir;
“Rica edeceğim bu kez Allah'a havale etmeyelim, bu kez üç gün konuşup lanet edip üzerine toprak örtmeyelim, bu kez kapanmasın konu, bu kez düzen değişsin, susulmasın, sesler kısılmasın. Bu ne rezilliktir! Bu ne skandaldır! Topunuzun Allah belasını versin! Siirt'te küçücük kızlara tecavüz ediyorlar. Hacı dedeler, müdür muavinleri, amcalar, abiler, esnaf, polis, şehrin ileri gelen zatları bunlar. Bütün Siirt sus pus kesiliyor. Ne o? Kol kırılsın yen içinde kalsın kafası mı? Hepinizin kafası kırılsın inşallah! Olay örtbas edilmeye çalışılıyor. Küçücük kızların hayatı yerle bir oluyor, tecavüze uğruyorlar ve fakat teller bozuk ses gelmiyor. Üstelik korkunç iddialara göre bu durum iki yıldır devam ediyor, iki yıl! Siirtli erkekler müthiş bir dayanışma sergiliyor. Olay patlak verince soruşturma gizli gizli yürütülüyor. Neymiş? Şehrin adı kötüye çıkmasınmış... İfade verenler de, "Aman benden duymadınız" çekiyor. Bu ne korkudur... Siirt utanç şehrimizdir. Siirt, skandalın merkezidir. Hepsine işkence etmek istiyorum. Lütfen, medya bu kez susmasın, medya bu kez küçük haberlerle geçiştirmesin. Bu kez birşeyler yapılsın, olay kapanmasın. Çünkü o küçük kızların yaraları kapanmayacak. Birileri şunların cezasını versin. Lütfen!”
Siirtliler Derneği Başkanı Aydın Candabakoğlu, Ahmet Hakan ve Ayşe Özyılmazel’in, yaşanan vahim tecavüz olaylarına ilişkin yargılamanın devam ettiği bir dönemde, tüm şehir erkeklerini suçlu gösterdiğini belirtmiştir. Siirtlilerin olayı Hürriyet Gazetesi’nde yayınlanan haber ile öğrendiğini belirten Candabakoğlu, olayın duyulmasının ardından Siirtliler tarafından oluşturulan sivil toplum kuruluşlarının olayı en sert ifadelerle kınadığını belirtmiştir. Ahmet Hakan ile görüştüklerini ve Ahmet Hakan’ın yazıdaki ağır ifadeleri düzelteceği yönünde bilgi vermesine rağmen bunu yapmadığını ileri süren Candabakoğlu, Ahmet Hakan ve Ayşe Özyılmazel’in Siirt’e ve Siirtlere çok ağır hakaretlerde bulunduğunu belirtmiş, hatta Ayşe Özyılmazel’in işkence etmeyi dahi düşündüğünü dile getirmiştir. Olayı kınamak ve lanetlemekle tüm şehri karalamanın başka şeyler olduğunu dile getiren Candabakoğlu, Ahmet Hakan ve Ayşe Özyılmazel’in Basın Meslek İlkeleri’nin;
“Yayınlarda hiç kimse; ırkı, cinsiyeti, yaşı, sağlığı, bedensel özrü, sosyal düzeyi ve dini inançları nedeniyle kınanamaz, aşağılanamaz” şeklindeki birinci ve
“Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki dördüncü maddelerini ihlal ettiğini belirterek gerekli işlemin yapılmasını istemiştir.
ŞİKAYET EDİLENLERİN YANITI:
Hürriyet Gazetesi Yazarı Ahmet Hakan’a şikayetle ilgili bilgi veren Genel Sekreterlik mektubu 12 Mayıs 2010 tarihinde, (0212) 677 03 27 no’lu faksa iletilmiş, mektubun alındığı teyit edilmiş fakat karşı taraftan isim belirtilmek istenmemiştir. Sabah Gazetesi Günaydın Eki Yazarı Ayşe Özyılmazel’e şikayetle ilgili bilgi veren Genel Sekreterlik mektubu 12 Mayıs 2010 tarihinde kargo ile gönderilmiş, kargo şirketi tarafından mektubun teslim alındı bilgisi Adem Özer tarafından bildirilmişse de taraflardan herhangi bir yanıt gelmemiştir.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Basın Konseyi Yüksek Kurulu 16 Haziran 2010 tarihli toplantısında dosyayı ele alarak aşağıdaki değerlendirmeyi yapmıştır.
Şikayet konusu yazıların her ikisinin de yazarların öznel görüşlerini aktardıkları birer fikir yazısı niteliğinde olduğu tespit edilmiştir. Yazıların her ikisi de Siirt’te meydana gelen ve kamu görevlileri ile şehirde yaşayan birçok kişinin adının karıştığı, küçük yaştaki kızlara yönelik tecavüz olayını ele almaktadır.
Ahmet Hakan‘in yazısı incelendiğinde, şehirde meydana gelen olaya tepkisiz kalınmasını sert bir dille eleştirdiği görülmektedir. Yazının sonunda da “O şehirden umudu kesmenin vakti gelmiş demektir” ifadeleri yer almaktadır.
Basın Konseyi Yüksek Kurulu, yaşanan vahim olaya okul müdür yardımcısı, emniyet görevlileri gibi kamu görevlileri ile şehirde yaşayan esnaftan birçok kişinin adının karıştığı göz önüne alındığında, olayın en sert dille eleştirilmesi ve kınanmasının iletişim (ifade, basın) özgürlüğünün kullanılması olarak değerlendirilmesi gerektiği görüşündedir. Bununla birlikte Ahmet Hakan’ın yazısının geneli ve “O şehirden umudu kesmenin vakti gelmiştir” ifadesi değerlendirildiğinde, Siirtlilerin aşağılandığı yönünde bir izlenim yarattığı tespit edilmiştir. Bu suretle Ahmet Hakan’ın Basın Meslek İlkeleri’nin dördüncü maddesini ihlal ettiğine oy çokluğuyla karar verilmiştir.
Ayşe Özyılmazel’in yazısı incelendiğinde, Siirt’in “utanç şehri” olarak nitelendirildiği görülmektedir. Yaşanan olayların kapatılmaması ve medyanın da olayı takip etmesi gerektiği belirtilen yazıda “Topunuzun Allah belasını versin”, “hepinizin kafası kırılsın inşallah”, “Hepsine işkence etmek istiyorum” gibi ifadelere de yer vermiştir. Yazar tüm Siirtlilerin bu konuda sessiz kaldığını belirtmekte ve bu ifadeleri tüm Siirtlilere yöneltmektedir. Bu tip ifadelerin tüm şehri küçük düşürecek nitelikte olduğu tespit edilmiştir. Bu sebeple Ayşe Özyılmazel’in Basın Meslek İlkeleri’nin dördüncü maddesini ihlal ettiğine oybirliğiyle karar verilmiştir.
Yazarın işkence etmek istediğini belirtmesi, “topunuzun Allah belasını versin” gibi ifadeler kullanması insani değerleri incitici niteliktedir. Yazar bu ifadelerle Basın Meslek İlkeleri’nin “Şiddet ve zorbalığı özendirici, insani değerleri incitici yayın yapmaktan kaçınılır” şeklindeki on üçüncü maddesini ihlal etmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle Basın Meslek İlkelri’nin; dördünü maddesini ihlal eden Ahmet Hakan’ın “uyarılmasına”, dört ve on üçüncü maddelerini ihlal eden Ayşe Özyılmazel’in “kınanmasına” karar verilmiştir.
(Karar No: 2010/18-19)